Nedir.Org *
pembe Gül

Vahyin Yazılması Ve Korunması Nedir

Resim Ekle Dosya Ekle Video Ekle Soru Sor Bilgi Ekle
Vahyin Yazılması ve Korunması
Hz. Peygamber, vahiy yoluyla gelen ayetleri bir yandan insanlara tebliğ ederken diğer yandan da sahabeye ezberletiyordu. Yazılı kültürün gelişmediği ve sözlü kültürün hâkim olduğu o günün toplumu için ayetleri ezberlemek, yazıdan daha pratik ve güvenilir bir yol olarak kabul ediliyordu. Hz. Peygamber bununla yetinmeyip risaleti boyunca gelen ayet veya sureleri okuma yazma bilen sahabeye yazdırdıktan sonra, “Bunu falan sureye koyunuz.” demek suretiyle de kayıt altına aldırıyordu.

İslam tarihinde vahiy kâtipleri olarak adlandırılan bu sahabeler “Kur’anı Kerim”in yazılı olarak korunmasına hizmet ediyorlardı.

Vahiy kâtibi, yazdıklarım Hz. Peygambere yüksek sesle okuyor, böylece yazılan metinde eksiklik, fazlalık varsa veya yanlışlık yapılmışsa Hz. Peygamber onu tashih ediyordu. Hz. Peygamberin tashihinden geçen ayetler, yine onun emriyle çoğaltılarak Müslümanlara dağıtılıyordu. Yazılan ayet ve surelerin asıl nüshası Hz. Peygamberin evinde veya vahiy katipleri tarafından muhafaza ediliyordu.

Vahiy kâtipleri gelen ayetleri, işlenmiş ince derilere, kabuğu soyulmuş hurma dallarına, beyaz ve yassı taşlara, kürek kemikleri gibi yazı yazmaya elverişli nesneler üzerine yazmışlardır. Bunun yanmda “kırtas” denilen kâğıt parşömenler de az da olsa kullanılmıştır. Bunlar arasında özelişlenmiş hayvan derisi ise hem dayanıklılık hem de o günler için elde edilmesi en kolay malzeme olması bakımından, özellikle hicretten sonra daha fazla kullanılmaya başlanmıştır. Böylece Kur’anı Kerim’in bizzat Hz. Peygamberin yol göstericiliği ve çabasıyla hiçbir değişime uğramadan sonraki
nesillere aktarılması sağlanmıştır.

Kur’an metninin Hz. Peygamber zamanındaki tespitinde takip edilen usullerden biri de “arz”dır. Hz. Peygamber, her sene ramazan ayında o zamana kadar nazil olan bütün sure ve ayetleri vahiy meleği olan Cebrail’le karşılıklı okurdu. Hz. Peygamberin vefat ettiği yılın son ramazan ayında bu karşılıklı okuma iki defa yapılmış ve buna son sunuş anlamında “son mukabele” denilmiştir. Bu usul, hem ezberleme hem de yazı yoluyla yapılan tespitin bir bakıma son kontrolü anlamına gelmektedir. Bu açıdan vahyin korunmasında mukabelenin önemi büyüktür.

Vahyin Yazılması Ve Korunması Resimleri

Vahyin Yazılması Ve Korunması Sunumları

Vahyin Yazılması Ve Korunması Soru & Cevap

Bu yazı hakkında ilk soru soran sen ol..

Vahyin Yazılması Ve Korunması Ek Bilgileri

  • 1
    11 ay önce

    KUR’ÂN VAHYİNİN MUHAFAZASI


    Asırlara hitap eden ilâhî hükümler, zaman zaman nefislere zor geldiği için, şeytan ve cinler, vahye dâimâ müdahale etmek istemişlerdir. Allah Teâlâ, bazı cin ve şeytanların yüksek melekler meclisi mânâsına gelen “Mele-i A’lâ”ya çıkarak; kulak hırsızlığı yoluyla birtakım haberleri çalmaya çalıştıklarını, bundan dolayı yıldızlar ve gezegenlerle süslenen yakın göğün koruma altına alındığını bildirmektedir.


    “Şüphesiz Biz Dünya semâsını, yıldızları zînet kılarak süsledik. Ve onu âsî ve inatçı her şeytandan koruduk.” (es-Saffât, 6-7) şeklindeki âyet-i kerîmelerden de anlaşılacağı üzere Kelâm-ı Kadîm, yalnız arzda değil, semâda da korunmuştur. Semâdaki koruma, aracı meleğin vahyi kaynağından alma ve peygamberlere ulaştırıncaya kadar geçtiği yollarda; arzdaki koruma ise, vahyin hem peygamberler tarafından tebliği esnasında, hem de tebliğ sonrasında olmuştur.


    Semâda Korunması


    Vahiy metinleri için hem tebliğ aşamasında, hem de tebliğ sonrasında kıyamete kadar bir koruma mevcuttur. Nitekim Kur’ân-ı Kerîm’in mesajları evrenseldir ve asırlar boyunca tek hüküm kaynağıdır.


    Şeytan ve cinler, hem gök âleminde, hem de arzda Peygamber Efendimizin tebliği esnasında vahye müdahalede bulunmak istemiş, suyu baştan bulandırmaya çalışmış, bunun için birtakım sözler eklemek, bazılarını eksiltmek istemiş; ancak Âlemlerin Rabbi, bunları iptal edip kendi vahyettiği âyetleri muhkemleştirmiştir.


    Yeryüzünde Korunması


    Kur’ân vahyine beşer veya cinler eliyle müdahale, gerek tebliğ esnasında ve gerekse sonrasında olmamıştır ve kıyamete kadar da olmayacaktır. Zira Allah Teâlâ:


    “Doğrusu Kitâb’ı Biz indirdik, Onun koruyucusu da Biz’iz!” (el-Hicr, 9) buyurmaktadır.


    Buna göre, hem semâda, hem de yeryüzünde, yani tebliğ aşamasında mevcut olan ilâhî koruma; tebliğ sonrasında da devam etmiştir. Tabiî ki bunda Peygamber Efendimiz tarafından alınan beşerî tedbirlerin de tesiri büyüktür. Nitekim Allah Rasûlü -sallâllâhu aleyhi ve sellem-, kendisine gelen her vahyi hemen ezberlemiş, ashabına ezberletmiş, vahiy kâtiplerine yazdırtmış ve bu şekilde muhafaza altına almıştır.


    Ayrıca gerek tebliğ ve sohbetler esnasında, gerekse namazlarda Kur’ân-ı Kerim’i sürekli okuyarak âyet ve sûrelerin insanların zihninde ve gönlünde iyice yerleşmesini temin etmiştir. Bir de ilâhî bir koruma olarak her Ramazan ayında Cebrâil’e o güne kadar indirilmiş bütün âyetleri arz ederek te’yid ettirmiş; son Ramazan’da ise, Mescid-i Nebevî’de bu mukabeleyi iki defa yapmışlardır.


    Kur’ân-ı Kerîm’i bu şekilde teslim almış olan ashâb-ı kirâm da; kendilerinin üzerine düşen vazifeyi hakkıyla yerine getirmiş ve tam bir ittifakla, bütün Kur’ân-ı Kerîm, Hazret-i Ebûbekir döneminde “iki kapak arasında” bir araya getirilmiş; sonra da bu Mushaf, Hazret-i Osman devrinde çoğaltılarak İslâm Âlemi’nin en önemli bölgelerine gönderilmiştir.


    Bir taraftan hâfızlar ezberleriyle, bir taraftan da hattat ve kâtipler elleriyle, bu son ilâhî kitabın değişmeden günümüze kadar ulaşmasını temin etmişlerdir.


    Bugün bize düşen, eksiksiz, ilâvesiz ve hatasız bize ulaşan bu son İlâhî Dâvet’in kıymetini bilmek, onu okumak, anlamak, hayata geçirmek ve bizden sonraki nesillere sâlimen ulaşması için üzerimize düşen vazifenin hakkını vermektir.


    Kaynak: Seher AYDIN / Şebnem Dergisi, Sayı; 124


Sende Bilgi Ekle

Bu yazının geliştirilmesine yardımcı ol.

Yazı İşlemleri
Sen de Ekle

Sende, bu sayfaya

içerik ekleyerek

katkıda bulunabilirsin.

(Resim, sunum, video, soru, yorum ekle..)
Facebook Grubumuz

Birşey Unutmadın mı ?

Bizi sonra tekrar bulmak için sitemizi aşağıdan beğenmelisin